top

English

  hakkımızda yayın kurulu reklam ekibimiz iletişim
Menu
 anasayfa
 bu sayıda
 editör
 bilimsel editör
 arşiv
 makale

 



ECZACIBAŞI SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ DR. ETEM ALNIGENİŞ

Ya sizin evinizde ya da bizim evimizde size bakacağız

 
 

2001 yılında kurulan Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri bir hastanın ayağına götürülebilecek her türlü hizmeti hastalarına sunuyor. Evde bakım, işte bakım, yöneticiye özel bakım, anne ve bebek bakımı bu hizmet alanları arasında yer alıyor. 2008 yılında hizmet alanlarına “Özel Yaşlı Bakım Merkezini” de katan Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri “Ya sizin evinizde ya da bizim evimizde size bakacağız.” sloganıyla hizmetlerini sürdürüyor. Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Etem Alnıgeniş ile Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri’nde 2001 yılından bu yana yaşanan süreç ve Türkiye’de evde bakım hizmetlerine sundukları katkılar üzerine konuştuk.

Ayşenur Asuman UĞUR

Hastane-Hospital News: Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri ne zaman kuruldu ve hizmet alanları nelerdir?
Dr. Etem Alnıgeniş: Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri, 2001 yılında kuruldu. Bizler hastane dışında yapılabilecek bütün sağlık hizmetlerini sunabiliyoruz. Yani hastanın ayağına götürülebilecek her türlü hizmeti Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri olarak vermeye çalışıyoruz. Hizmet alanlarımız arasında evde bakım, işte bakım, yöneticiye özel bakım, anne ve bebek bakımı yer alıyor.

HHN: Bu hizmetlerin kapsamını biraz açabilir misiniz?
Dr. Alnıgeniş: Evde bakım hizmetleri alanında eve; doktor, hemşire, sağlık destek personeli ve fizyoterapi ekibinden oluşan bir ekiple ziyaretlerde bulunuyoruz. Bu ziyaretler sırasında yapmış olduğumuz tespitlere göre gerektiğinde tıbbi cihazla giderek evde tedavi uyguluyoruz. Örneğin bir fizyoterapi hizmeti için iş yoğunluğundan dolayı hastaneye gidemeyen özellikle üst düzeydeki kişilere çalışma ortamında ya da evinde hizmet verebiliyoruz. İşte bakım hizmetlerinde yaptığımız faaliyetler arasında ise, aşılama programları, temel ilk yardım teknikleri, ergonomi, stres yönetimi, sigara bırakma ve beslenme yönetim programları yer alıyor. Yöneticiye özel bakım alanındaysa, yöneticiye özel check-up programı uyguluyor, doktor ve hemşire eşliğinde ziyaretlerde bulunuyor, telefonla sağlık takibi yapıyor ve doktor danışma hattıyla bilgi paylaşımı yaptığımız hizmetleri sunuyoruz. Bunların yanı sıra örneğin yeni doğan bir bebeği evinde ziyarete giderek, bir bebeğin nasıl yıkandığı gibi bebek bakımınına ilişkin konularda ebeveynlere uygulamalı eğitimler veriyoruz. Özellikle ilk çocuğu olan anneler bu hizmetten oldukça memnunlar. Çünkü bu uygulamalar anneyle beraber yapıldığı için daha öğretici oluyor. Ayrıca anne ve bebek bakımı alanında Nur topu paketleri ile evde pedagog hizmeti de veriyoruz. Tüm bu alanlara baktığımızda bebek, genç, erişkin olmak üzere her yaş grubuna hitap ettiğimiz görülebilir. Bu anlamda hastanelerin rakibi değil bir anlamda hastanelerin devamı gibiyiz.

HHN: Sadece yaşlılara hizmet veriliyormuş gibi bir algı var aslında…
Dr. Alnıgeniş: Evet eskiden böyle bir algı vardı. Ama yediden yetmişe her yaş grubuna hizmet veriyoruz. Zamanla bu algıyı değiştirmeye çalışıyoruz. Müşterilerimizin çoğu yaşlı olduğu için bu algının kısmen doğru olduğunu da söyleyebiliriz, ama sadece yaşlılara hizmet veriyoruz gibi algılanmasını da istemem.

HHN: Hizmet alanınıza en son Özel Yaşlı Bakım Merkezini de kattınız. Bu merkez ve faaliyetlerinden biraz bahsedebilir misiniz?
Dr. Alnıgeniş: Evet 2008 yılında hizmet alanlarımıza yeni bir alan daha ekledik. Sahip olduğumuz bilgi ve deneyimi, Evital Özel Yaşlı Bakım Merkezi’ne taşıdık. Merkezin adı “Yaşlı Bakım Merkezi”, fakat yaşlı olmayan kimselere de gereken izinleri almak şartıyla bu merkezde hizmet verebiliyoruz. Örneğin, özellikle kronik hastalığı olan ya da mutlaka bir sağlık çalışanının ilgilenmesi gerekli olan hastalara bu merkezde 24 saat süreyle bakabiliyoruz. Hastanın evine alternatif olarak bu hizmeti sunuyoruz. Hastane tarafından “hastanızı alın eve götürün, burada fazladan yapılacak bir şey” yok denildiğinde aile ve hastalar bize başvurabiliyor. Merkezimiz 24 saat hizmet veriyor ve 24 saat boyunca da doktor bulunduruyoruz. Bu hizmette de şöyle bir sloganımız var aslında; “Ya sizin evinizde ya da bizim evimizde bakacağız.”

HHN: Bu hizmetten hastanın faydalanması için yönlendirme nasıl yapılıyor? Hastane ya da özel sağlık sigortaları ile bu bağlamda nasıl çalışıyorsunuz? Hastane ya da özel sigorta şirketleriyle bazı protokoller imzaladınız mı?
Dr. Alnıgeniş: Yönlendirme de doktorun hastanın bu gibi bir hizmete ihtiyacı olduğunu beyan etmesi yeterli. Hastanelerde bizleri yakından tanıyor. Doktorun veya hastanenin bizi tavsiye etmesi ve bize hastaları sözle ya da yazıyla yönlendirmesiyle hastalar bizlere başvuruyor. Bu yönlendirmeyle ilgili hastanelerle herhangi bir yazılı protokol oluşturmadık. Zaten bu işlerin bir protokole bağlanmasının şart olduğunu da düşünmüyorum. Ama hastanelerin bu tür hizmetleri olduğunu hastalarına söylemesi gerekiyor. Yani hasta hastaneden çıkanken “sizin bu tür bir hizmetler almanız gerekli ve bunun içinde şu tür kurumlara başvurabilirsin” şeklinde bir yönlendirme şart. Örneğin Amerika’da bu durumdaki her hastaya konuyla ilgili olarak bilgi veriliyor. Bunlar için özellikle görev alan hemşireler var ve bizde de bu anlayışın yaygınlaşması gerekiyor.

HHN: “Yaşlı Bakım Merkezi” hasta kapasitesi nedir? Hastanelere oranla fiyatlar nasıl?
Dr. Alnıgeniş: “Yaşlı Bakım Merkezi” 26 yataklı bir kuruluş. Şu anda 17 hastamız bulunuyor ve verdiğimiz hizmetin hastanelerden kesinlikle daha ucuza mal edildiğini de söyleyebilirim.

HHN: Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri olarak evde bakım hizmetini hastaya götürme yönündeki organizasyonu nasıl sağladığınızdan bahseder misiniz?
Dr. Alnıgeniş: Hastalar genelde bize hastane kanalından başvuruyorlar. Hizmet almak isteyen hasta veya hasta yakını kuruluşumuzun çağrı merkezini arayarak talepte bulunuyor. Ardından kişiye yönelik hizmet çözümünü belirlemek üzere, bakım hizmetleri konusunda uzman bir hemşire ön değerlendirilme yapıyor. Bu ön değerlendirmede hastanın tıbbi ve sosyal durumu tespit edilerek, hemşire ve doktorların oluşturduğu bir plan dâhilinde hastaya verilebilecek hizmetler belirleniyor. Gerektiğinde kurum dışından doktorların da görüşleri alınıyor. Sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve hemşirenin de olduğu bir ekip ile değerlendirme yapılıyor. Oluşturulan bakım hizmeti protokolü üzerinde karşılıklı anlaşmaya varılmasını takiben hizmet başlatılıyor. Hizmet sürekli doktor, hemşire, fizyoterapist gibi sağlık profesyonelleri tarafından düzenli olarak izleniyor. Hastanın kendi doktoruna da belirli aralıklarla geri bildirimler yapılıyor.

HHN: Bu hizmeti kaç kişilik bir ekiple ve kaç hastaya sunuyorsunuz?
Dr. Alnıgeniş: Birçok farklı hizmet için bir arada baktığınızda 200’e yakın hemşiremiz bulunuyor. Tam gün çalışan beş hekim ve yarım gün çalışan ve farklı branşlarda hekimler bulunuyor. Hemşire ve doktorun dışında iki adet sosyal hizmet uzmanı ve iki psikoloğumuz bulunuyor. Sürekli baktığımız ve sadece hemşirelik hizmeti verdiğimiz bir grup var. Ziyaretlere gittiğimiz ayrı bir grupda var. Sadece fizyoterapi yapmak için gereğinde haftanın iki ya da üç günü hastalara evlerinde hizmet verdiğimiz ayrı bir de ekibimiz var. Tüm bunların haricinde Evital bakım evinde olan 24 saat süreyle baktığımız hastalarımız da mevcut. Bu nedenle somut hasta sayısı vermem pek mümkün değil. Bunun tespiti için de böyle bir veri çalışması da yapmıyoruz. Ama on binli sayıları aşan hastamız olduğunu söyleyebilirim. Hasta sayımızın yüzde ellisinden fazlası da yaşlı diyebileceğimiz bir grup.

HHN: Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri İstanbul dışında hangi illere hizmeti götürüyor?
Dr. Alnıgeniş: İstanbul’da kuruluyuz, ama İstanbul dışına da bazı özel durumlarda hizmet verdiğimiz oluyor.

HHN: Tüm bu hizmetler çerçevesinde baktığınızda dünden bugüne Eczacıbaşı Sağlık Hizmetlerinin geldiği süreçte neler yaşandığından biraz bahsedebilir misiniz?
Dr. Alnıgeniş: 2001 yılında bu sektöre girdiğimizde evde bakım hizmetleri toplumun hiç tanımadığı ve bilmediği yeni bir kavramdı. Yine aynı şekilde 2008’de hayata geçen yaşlı bakım merkezimiz de huzurevi ile çok karıştırıldı. Kurulduğumuz günden bugüne, bir yandan hizmetlerimizi sunarken bir yandan da topluma, evde bakım hizmetlerinin ve “yaşlı bakım merkezi”mizde verdiğimiz hizmetlerin gerçek anlamını anlatarak yer almaya çalıştık.. Yalnız toplumu bilinçlendirmek için değil sağlık sektörünün de yani hastane yönetimlerinin, hekimlerimizin, hemşirelerimizin evde bakım ve bakım merkezimizin hizmetlerini tanıması ve kendilerine rakip değil, bütünleyici bir hizmet alanı olduğunu anlamaları için tanıtımlar yaptık. Bu grupların yanında kendimizi ve vermiş olduğumuz hizmetleri özel sağlık sigortalarına da anlatmaya ve hizmetlerimizin teminat kapsamına alınmasına ve geri ödenebilir olmasına çalıştık. Ancak en önemlisi evde bakım alanında devletin bu sektöre dikkatini çekmek ve yasal düzenleme altına alması amacıyla verdiğimiz çaba oldu.

HHN: Sağlık Bakanlığı ve yerel yönetimler evde bakım alanında bazı illerde bazı hastaneleri pilot hastane olarak kabul etti. Bu bağlamda devletin evde bakım hizmetleri alanında sunmuş olduğu hizmetleri değerlendirebilir misiniz?
Dr. Alnıgeniş: Evet, Sağlık Bakanlığı evde bakım alanında bazı devlet hastanelerinde birimler oluşturarak pilot çalışmalara başladı. Yerel yönetimlerin de kendi imkânlarıyla evde bakım hizmetini verdiğini görüyoruz. Bu konuya toplumun ilgisi artıyor. Toplum artık bu hizmete daha çok aşina. Bu hizmet devlet için de yeni ve hep beraber bu hizmetin devlet tarafından verildiğini de göreceğiz.

HHN: Devlet ve yerel yönetimlerle bu alanda ortak çalışmalarda bulunulacak mı?
Dr. Alnıgeniş: Devletle ortak çalışmaların mutlaka olacağını düşünüyorum. Devlet sürdürmüş olduğu pilot projelerle bence şu anda bu hizmetin detaylarını öğreniyor. Fakat biliyorsunuz, bu hizmetler zaman içinde yayılır. Devletin şimdiye kadar “şu pilot bölgeye gelin beraber bakalım” diyerek bir iletişimi olmadı. Biz zaman zaman devlete kendi taleplerimizi bildiriyoruz. Bize yardımcı oluyorlar, anlayışlılar. Devletle çalışmalar yapmak istiyoruz. Fakat devletin imkânları da belli ve yapacağımız olası anlaşmalarda ülkemizin maddi koşullarını da göz önünde bulundurduğumuzda geri ödeme konusunda sıkıntılar yaşanabilir.

HHN: Evde bakım hizmetlerinin Türkiye’de geldiği nokta nedir? Diğer ülkelerle kıyaslayabilir misiniz?
Dr. Alnıgeniş: Evde bakım Türkiye’de nispeten yeni bir konu. Türkiye’de yeni olup, kurumsal anlamda hizmet veren ve evde bakım ruhsatını ilk alan kuruluş ise Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri’dir. Biz 2001 yılında bu sektöre girdiğimizde Evde Bakım Hizmetleri, toplumun tanımadığı ve bilmediği yeni bir kavramdı. Bizler yalnız toplumu bilinçlendirmek için değil sağlık hizmetleri sektörünün de yani özel hastanelerin, yönetimlerinin, hekimlerimizin, hemşirelerimizin evde bakım hizmetlerini tanıması ve kendilerine rakip değil bütünleyici bir hizmet alanı olduğunu anlamaları için çaba harcadık. Şu anda da Türkiye’de resmi rakamlara göre 15 civarında evde bakım şirketi bulunuyor. ABD’ye baktığımızda 22 bin adet evde bakım şirketi olduğunu söyleyebiliriz. Şöyle ki hastaneden taburcu olan hastaların yüzde 15-20’si evde bakım hizmetlerine yönlendiriliyorlar. Evde bakım hizmetlerinin ABD’de tüm sağlık harcamaları içerisindeki payı yüzde 7-8 civarında seyrediyor. Artık evde bakım hemşireleri, hasta taburcu planlamasında aktif rol alıyorlar. Bu verilere baktığımızda ABD’yi bu alanda en gelişmiş ülke olarak kabul edebiliriz. ABD’deki tarihçesine baktığımızdaysa evde bakım hizmetlerinin geçmişi 18. yüzyıla kadar uzanıyor. 18. yüzyılda fakir hastaların evlerine düzenlenen ziyaretlerle başlayan bu hizmetler, 1909 yılında ABD’ye ilk kez bazı özel sigortalar tarafından ödenmeye başlıyor. 1970’lerde özel sigortalar sağladığı tasarrufu göz önünde bulundurarak evde bakım hizmetlerine daha fazla yöneliyorlar.

HHN: Avrupa’ya baktığımızda nasıl görüyorsunuz?
Dr. Alnıgeniş: Diğer ülkelere baktığımızda evde bakımın son derece rağbet gören bir sağlık hizmeti alanı olduğunu görüyoruz. Birçok gelişmiş ülkede hizmetler devlet tarafından geri ödeme kapsamına alınmış durumda. Örneğin İrlanda’da evde bakım hizmetleri, genel sağlık hemşireliği, fizyoterapi, ev yardımı, eve yemek hizmeti gibi hizmetlerle geniş kapsamlı bir şekilde veriliyor. Hollanda’da evde bakım hizmetleri genel toplum hemşireliğinden tıbbi bakım aletlerinin ödünç verilmesine ve annelik bakımına kadar uzanan geniş bir yelpazede devlet tarafından karşılanıyor.

HHN: Evde bakım hizmetlerini verirken olması gereken standartları yakalayan ve bu bağlamda uygunluk belgesi alan kuruluş sayısının Türkiye’de ortalama 15 civarında seyrediyor. Bunun yanı sıra bu standartlar dışında çalışan kuruluşlar da bulunuyor. Bu bağlamda değerlendirmeleriniz nelerdir?
Dr. Alnıgeniş: Sağlık Bakanlığı’nın 2005 yılında yayınladığı yönetmelikle evde bakım sektörü düzenleme altına alınmıştır. Gazetelerin seri ilanlar sayfalarına bakıldığında “ben de hasta bakıyorum” diyenlerin ilan sayısının arttığını görüyoruz. Bu konuda yetkinliği olmayan, profesyonellikten uzak kişiler hizmet veriyor. Hizmetin sunumunda sonuçta bir hemşire veya bir hastabakıcı ön planda olabilir ama geri planda çok ciddi bir orkestra ve orkestrasyon niteliğinde ekip çalışması var. Türkiye’de evde bakım hizmetlerinin kalite standartlarını dünyaya paralel oluşturmaya çalışırken, toplumumuz verilen hizmetin bedelini gazetelerin seri ilanlar sütunlarında yer alan girişimcilerin hizmet fiyatlarıyla karşılaştırıyor. Bizim ortağımız bir Amerikalı bir ortağımız var. Bu ortağımızın bize evde bakım konusunda yol gösterdiği bir takım konular bulunuyor. Bu bağlamda yurt dışı standartlarını da uygulayarak hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Ama asıl olan tabii ki Sağlık Bakanlığı’nın tanımlamış olduğu evde bakım hizmetleri yönetmeliği.

HHN: Türkiye’nin sağlık alanında geldiği nokta sizce nerede? Bu bağlamda gördüğünüz sorunlar ve çözüm önerileri nelerdir?
Dr. Alnıgeniş: Dünyaya baktığımızda Türkiye sağlık alanında hızla ilerliyor. Bunun en önemli göstergesi ülkemize yurtdışından birçok hastanın tedavi için gelmesi. Kişilerin sağlığa ve doktora erişimi artmış durumda. Gerek özel gerek devlet hastaneleri sağlıkta hem hizmet sunumu hem de teknoloji anlamında çok gelişti. Doktorlarımız dışa ve gelişmelere açık. Bu durumların somut olarak en büyük örneği yurt dışından, değişik ülkelerden Türkiye’ye ciddi miktarda hasta geliyor olması. Bu hastalar da Türkiye’de tedavilerini mutlu bir şekilde tamamlayıp amaçlarına ulaşmış olarak geri dönüyorlar. Bu bence çok güzel bir gösterge. Tabi evde bakım ve koruyucu sağlık gibi alanların geliştirilmesi gerekiyor. Bunun da diğer alanlarda olduğu gibi gelişeceğine inanıyorum. Ancak evde bakım gelişmiş ülkelerdeki seviyeye henüz ulaşmadı. Öte yandan, sağlık sektörünün son yıllarda yaşadığı en büyük sıkıntı ve eksikliğin ise yetişmiş sağlık personeli olduğunu düşünüyorum. Örneğin hemşire konusunda çok ciddi bir açık var. Hem devlet hem de özel sektör hemşire bulmakta zorlanıyor ve bu açık bizim hizmetlerimize de yansıyor. Bu çerçevede Türkiye’de doktor hemşire oranına baktığımızdaysa doktor oranının daha yüksek olduğunu görüyoruz. Hâlbuki hemşirenin doktordan birkaç kat daha fazla olması gerekiyor. HHN: Hemşire ya da doktora yardımcı kadro yetiştirmek amacıyla bir ara kadro oluşturulması da bir çözüm önerisi olabilir mi?
Dr. Alnıgeniş: Tabi ki böyle kadroların da oluşması gerekiyor. Ama bunlar sağlık politikalarının değişmesiyle ilgili bir durum. Bu bağlamda bu gibi kadroların yetişmesine önem verirsek sağlık alanında çok daha iyi bir konuma geleceğimizi umuyorum.

HHN: Son olarak Türkiye’de evde bakım hizmetlerini geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Dr. Alnıgeniş: Biz kurum olarak dokuz senedir varız. 9 sene önce bu hizmeti kimse bilmiyordu. Bundan sonra bu hizmet talebi ve sunumu hızla katlanarak artarak. Tabi bu hizmetin kurumsal şekilde yapılabilmesi çok önemli. Bu işi yaptığını söyleyen bir takım kişiler var. Gazete ilanlarına baktığınızda evde hasta bakılır gibi bir takım ilanlar var. Onların nereye gittiğini hayal bile edemiyorum.

PORTRE: DR. ETEM ALNIGENİŞ

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1987 yılında mezun oldu. 1990-1992 yılları arasında aynı fakülte’nin Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda doktora çalışmasını yaptı. 1994 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni, 2002 yılında ise yine Anadolu Üniversitesinin Sağlık Kurumları Yöneticiliği Bölümü’nü bitirdi. 1993 - 1994 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda ihtisas yaparken Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. 1994-1996 yılları arasında Indiana Üniversitesi’nde Anesteziyoloji bölümünde çalıştı. 1996-2000 yılları arasında ise New York’da Cornell Üniversitesine bağlı olan New York Presbyterian, Memorial Sloan Kettering, Hospital for Special Surgery hastanelerinde çalışarak Anesteziyoloji ve Reanimasyon alanındaki uzmanlık eğitimimi tamamladı. Ardından 2000 yılında Eczacıbaşı Topluluğu’na Eczacıbaşı-Baxter Hastane Ürünleri bünyesinde uzman ürün yöneticisi olarak katıldı. 2003 yılında aynı kuruluşta anestezi, yoğun bakım ve onkoloji ürünlerinden sorumlu pazarlama ve satış yöneticiliği görevine, 2005 yılında da Hastane Ürünleri Pazarlama ve Satış Müdürlüğü’ne atandı. Ağustos 2008 tarihinden bu yana da Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü olarak görevini sürdürüyor.


 





   
         
  Bu sitede yer alan içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.  
  En iyi görüntü için 1024x768 piksel ekran çözünürlüğü, i.e 5.5 ve üzeri tarayıcı kullanılmalıdır.  
  Hastane Dergisi Sia Yayıncılık'ın markasıdır.