top

English

  hakkımızda yayın kurulu reklam ekibimiz iletişim
Menu
 anasayfa
 bu sayıda
 editör
 bilimsel editör
 arşiv
 makale

 




Kamu özel ortaklığında neler oluyor


 
 


Yıl 2005. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na, 03. 07. 2005’te 5396 sayılı kanunla yeni bir madde eklendi. “Ek Madde 7”de; “…Yüksek Planlama Kurulu tarafından karar verilen sağlık tesisleri, Sağlık Bakanlığı tarafından verilecek ön proje ve belirlenecek temel standartlar çerçevesinde, kendisine veya Hazine’ye ait taşınmazlar üzerinde ihale ile belirlenecek gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine kırkdokuz yılı geçmemek şartıyla belirli süre ve bedel üzerinden kiralama karşılığı yaptırılabilir. Bu amaçla Maliye Bakanlığı’nca, gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine Hazine’ye ait taşınmazlar bedelsiz devredilebilir. Bu taşınmazların sözleşme süresince amacı dışında kullanılamayacağına, Maliye ve Sağlık bakanlıklarından izin alınmaksızın devredilemeyeceğine dair tapu kütüğüne şerh konulur. …… Bu şekilde yapılacak kiralama işlemlerine ait kira bedelleri Sağlık Bakanlığına bağlı Döner Sermaye İşletmelerince ödenir” denildi.
Yıl 2006. Bakanlar Kurulu’nun 03/07/2006 tarihli, 2006/10655 sayılı kararıyla “Sağlık Tesislerinin, Kiralama Karşılığı Yaptırılması İle Tesislerdeki Tıbbî Hizmet Alanları Dışındaki Hizmet Ve Alanların İşletilmesi Karşılığında Yenilenmesine Dair Yönetmelik” çıkartıldı. Böylece yukarıdaki “Ek Madde 7”nin kapsamındaki eylemler için start verilmiş oldu. Yönetmeliğin 4. Maddesi’nin (i) bendinde, sağlık tesisinden ne anlamamız gerektiğine dair de bir açıklama bulduk. Buna göre sağlık tesisi dendiğinde şunları anlamalıydık: “Entegre sağlık kampüsü, eğitim araştırma hastanesi, devlet hastanesi, özel dal hastanesi, gün hastanesi, sağlık ocağı, klinik otel, rehabilitasyon merkezi, kanser araştırma merkezi, aşı eğitim merkezi, aşı üretim merkezi, aşı araştırma-geliştirme merkezi, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi, toplum sağlığı merkezi, organ ve doku bankası, bölgesel kan merkezi, kan ürünleri üretim tesisi, ağız ve diş sağlığı merkezi, tüm kara, hava ve deniz teçhizatları dâhil olmak üzere 112 acil servis komuta kontrol merkezi ile destek birimleri dâhil ilgili tesisin her türlü bölümleri ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, Bakanlığın yapmak ve yaptırmakla yükümlü olduğu ek binalar dâhil sağlıkla ilgili diğer tüm tesisler.”
Ve yıl 2007. Sağlık Bakanlığı bünyesinde “Kamu-Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı” (KÖODB) kuruldu. KÖODB’in kuruluşu Sağlık Bakanlığı web sitesinde şöyle duyuruldu: “13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesine; 3/6/2007 tarih ve 5683 nolu değişiklik yapılmasına dair Kanun ile Madde-1; (k) bendi ile ‘’Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı’’ ve Madde -3; ‘’181 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 17/C maddesi eklenmiştir. Bu Madde ile Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 7 nci maddesiyle ön görülen iş ve işlemleri yapar.”
Konuyla ilgili yasa Meclis’te tartışmaya açıldığında İzmir Milletvekili Canan Arıtman endişelerini, eleştirilerini dile getirdi. Yasa tasarısını ayrıntılarıyla eleştiren Arıtman “Gerçek amacın, devletin imkânlarını dolaylı bir şekilde özel sektöre aktarmak olduğunu, Kamu Özel Daire Başkanlığı’nın devleti soyduracağını” söyleyerek sert bir şekilde muhalefet etti. Ancak elbette yasa Meclis’ten geçti.
Bütün bunlar olup biterken, konunun daha çok “yatırım” yönüyle ilgilenen sağlık kamuoyu detaylar üzerinde fazlaca tartışmadı. Ne de olsa sağlık alanında yeni yatırımlar yapılacaktı ve bu da “iyi bir şey olabilir”di. Ancak aradan zaman geçip, Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili ilk uygulamaları görünür olmaya başlayınca dikkatler yeniden kamu-özel ortaklıklarına çevrildi. Ankara, Kayseri, Elazığ ve Gaziantep illerinde KÖODB projelerinin duyuruları, basın tanıtımları yapıldı. Sağlık Bakanlığı web sitesinde; “Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü’nün Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşinin teklif sürecinin başlatıldığı”, “Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampüsü’nün Yapım İşleri İle Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi’nin Ön Yeterlik İhalesinin sonuçlandığını” duyurdu. Ayrıca aynı bölümde “Ankara Bilkent Entegre Sağlık Kampusü Yapım İşleri İle Ürün Ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi Ön Yeterlik İlanı” verildi. 30.04. 2010 tarihinde sonuçlandığı belirtilen Etlik Entegre Sağlık ihalesinde 9 adayın yeterliliğe sahip olduğu da Daire Başkanı Abdulvahap Yılmaz imzasıyla duyuruldu.
İşte bu noktada “Sağlık alanı, yerli ve yabancı sermaye gruplarına yeni bir değerlenme alanı olarak sunulalı çok zaman olmasına karşın, böylesine kapsamlı bir değişiklik şimdiye kadar yaşanmamıştı” sözleriyle ağır bir eleştiri de Dokuz Eylül Üniversitesi, Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ata Soyer’den geldi. Dr. Soyer, 18 Haziran 2010 Cuma günü Bianet’de yayınlanan yazısına; “Biz ‘tam gün’, ‘kamu hastane birlikleri’, ‘taşeronlaştırılan sağlık hizmetleri’ gibi konularla uğraşırken, sağlıkta dönüşüm, yeni bir hamlenin eşiğine gelmiş durumda” sözleriyle başlıyordu ve uzun yazısında şu eleştirileri de dile getiriyordu:
“2007 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan ‘Kamu-Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı’ (KÖODB), başlangıçta çok dikkatimizi çekmemişti. Ancak, zamanla yapmayı planladığı ihaleleri açıkladığında, işin boyutu netleşmeye başladı. Ve KÖODB ile birlikte, sağlıkta dönüşümün şimdi gerçekten yeni başlayacağını söylemek abartma olmaz. Sağlık alanı, yerli ve yabancı sermaye gruplarına yeni bir değerlenme alanı olarak sunulalı çok zaman olmasına karşın, böylesine kapsamlı bir değişiklik şimdiye kadar yaşanmamıştı. Sağlık kampüsleri ile birlikte, kamu sağlık kurumları ve sağlık alanı, sermayenin ciddi bir istilası ile karşı karşıya kalacak, çalışanların çalışma ve yaşam koşulları bu istila ile şekillenecektir.”
Dr. Ata Soyer ilgili yazısında şu görüşleri de ifade ediyordu: “Yeni bir sağlık ‘düzeni’ tesis edilmektedir. Örneğin, Ankara’da var olan yatakların neredeyse 1/3’ü bir araya toplanarak, bir toplulaştırma yapılmaktadır. Kamu personel rejimi değişikliği ve özelleştirme birlikte ele alındığında, taşeron çalıştırmanın ön planda olduğu bir ‘fabrika düzeni’ görülmektedir. Özellikle sosyal hakların sınırlandığı ve çalışma koşullarının zorlaştığı bir ‘düzen…’ Muhtemel bazı değişikliklerle, bu kampüslerde yabancı sağlık personelinin çalışmasına olanak sağlanacak, özellikle hizmet sunumu özelleşmesinde yer alan çok uluslu şirketler, kendi temin ettiği tıbbi teknoloji ve teknikleri kullanan personeli ithal edebilecektir. ‘Star transferler’ dönemi gündeme gelecektir.” (Kaynak: bianet.org/.../122812-saglik-hizmetlerinde-fabrika-donemine-geciliyor)
Son günlerde kulağımıza gelen söylentilere göre, iş sadece yukarıda sözü edilen merkezlerle sınırlı değil. Sağlık Bakanlığı’nın ilgili daire başkanlığının yaklaşık 20 sağlık tesisi/sağlık merkezi için ön fizibilite raporunu hazırlayıp devletin ilgili birimine ilettiği ileri sürülüyor. İlgili kurumun “önce bir pilot çalışma yapılması” tavsiyesinin göz ardı edildiği ve çok sayıda kuruluşun ön fizibilitesinin değerlendirmeye sokulduğu söyleniyor. Bu çalışmalarda, inşaat süresi olan ilk üç yılda devletin kasasından para çıkmayacağı belirtiliyor. Ancak tesisler bitirilip kiralar alınmaya başlayınca, devlet tarafından yüksek bedelli kiralar ödeneceği iddia ediliyor. Bu tesislerin kira süreleri de değişkenlik gösteriyormuş. Kimisi için daha kısa süreler öngörülürken kimisi 49 yıla kadar uzayabilecekmiş…
Bir devlet hastanesinin yaklaşık 50-60 milyon TL gibi bir finansmanla tamamen inşa edilip donatılabileceği konuya vakıf çevreler tarafından ifade edilirken, parasızlık gerekçesiyle kamu-özel ortaklığı adı altında yapılacak her bir tesise yüksek bedelli kiralar ödeyeceğimiz doğru olabilir mi? Eğer doğruysa kamuoyu konuyu ne zaman tüm ayrıntılarıyla öğrenebilecek?
Merak ediyoruz.
Herkes için sağlık dileğiyle
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere.


 





   
         
  Bu sitede yer alan içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.  
  En iyi görüntü için 1024x768 piksel ekran çözünürlüğü, i.e 5.5 ve üzeri tarayıcı kullanılmalıdır.  
  Hastane Dergisi Sia Yayıncılık'ın markasıdır.